Sadık (Belgesel)

Sadık (Belgesel)

Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit

Etkinlik Tarihi: 23 Ekim 2013 Çarşamba

Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit
 
Etkinlik: Sadık
 
Yer: Levent Kültür Merkezi
 
Tarih: 23 Ekim 2013
 
Saat: 19:00
      
“Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit” 23 Ekim 2013 Çarşamba günü yönetmenler Burcu Ayşe Esenç ve Cantekin Cantez’in “Sadık” isimli belgeselini ağırlıyor.
  
Beşiktaş Belediyesi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Belgesel Sinemacılar Birliği’nin ortaklaşa düzenlediği “Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit”te bu hafta Burcu Ayşe Esenç ve Cantekin Cantez’in yönetmenliğini üstlendiği “Sadık” belgeseli gösteriliyor.
 
“Sadık”, bir dağ köyünde yalnız yaşayan bir adamın öyküsünü sinema perdesine yansıtıyor. Uzun yıllardır yalnızlığa ve çetin doğa şartlarına direnen kahramanın köyüne gösterdiği sadakati sorguluyor.
 
Belgeselin ardından düzenlenecek söyleşi bölümüne yönetmenler Burcu Ayşe Esenç ve Cantekin Cantez de katılacak.
  
“SADIK”
2013, 23’, Türkiye
 
23 Ekim 2013, Çarşamba, 19:00
Levent Kültür Merkezi,
Onat Kutlar Sinema Salonu
 
Yönetmenler hakkında
Burcu Ayşe Esenç:
8 Aralık 1978 yılında İstanbul’da doğdu. İlk sinema filmini izlediğinden beri hayali bir yönetmen olmaktı. Marmara Üniversitesi Radyo TV Bölümü’nü bitirdi. Özel kanallarda yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. 2000 yılından beri de TRT’de kültür sanat programlarında yönetmen ve yönetmen yardımcısı olarak görev yaptı. 12 yıldır TRT’de çalışıyor.
Cantekin Cantez:
1981 yılında İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Gazetecilik okudu. Aynı okulda Radyo TV alanında yüksek lisans yaptı. Çeşitli kanallarda yayınlanan, programlarda ve belgesellerde kurgucu, kurgu yönetmeni ve görsel yönetmen olarak çalıştı. 12 yıldır da TRT’de kurgu servisinde çalışmakta.
 
Belgesel hakkında
Doğduğu toprakları hiç terk etmeyen, 20 yıldır sadakatin izini süren, oğlunu bekleyen bir adamın öyküsü “Sadık”… Herkesin yıllar önce terk ettiği, şimdi kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ köyünde, Sadık hem bekliyor, hem de doğayla savaşarak yaşam mücadelesi veriyor. O bazen sigarasından efkârlı bir duman çekiyor. Bazen dağların sert yamaçlarında uzun yürüyüşlere çıkıyor… Fidanlara hiç kıyamıyor, ağaçlarla konuşuyor. Rüzgârın sesini dinleyip, yarın kopacak bir fırtınadan haberdar oluyor ve ambarın kapısını tamir ediyor. Puslu dağlara bakarak anılarını düşünüyor ve tek başına yaşadığı bu 200 yıllık köyün şenlikli günlerini hayal ediyor. Peki Sadık’ı bu köye bağlayan o güçlü duygu ne? Sadece anılar mı?
 

Yeni Etkinliker