Uğur Mumcu’ya Saygıyla…

Uğur Mumcu’ya Saygıyla…

28 yıl önce arabasına yerleştirilen bomba ile faili meçhul bir cinayete kurban giden değerli gazeteci Uğur Mumcu Beşiktaş’ta anılıyor…

Eklenme Tarihi: 24 Ocak 2021 Pazar

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, gazeteciler Fikret Bilâ, Murat Yetkin, Murat Ağırel, Deniz Zeyrek, Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu ve Fotoğrafçı Gürsel Gökçe belediyemizin Uğur Mumcu’yu anma etkinlikleri kapsamında özel birer yazı kaleme aldı.

Başkan Rıza Akpolat: Ülkenin ve Mesleğinin Kutup Yıldızı...
"Uğur Mumcu, yaşamı boyunca ve hatta katledilişinin sonrasında da bizi sürekli aydınlatmış bir isimdir. Fakat zamanın onu her seferinde bu denli haklı çıkaracağını tahmin edemezdik. Ülkemizde, bölgemizde ve uluslararası alanda güç mücadeleleri ile onların bağlantılarını korkmadan, yılmadan cesaretle ortaya koyan, her anını halkının ve ülkesinin aydınlığı için feda eden bir aydındı."
Devamını okumak için tıklayınız.

Fikret Bilâ: Uğur Mumcu'ya Saygıyla
"Uğur Mumcu’nun Renault 12’si…
24 Ocak 1993, Selda Bağcan’ın “Uğurlar olsun” türküsünde söylediği gibi: “Bir pazar sabahıydı. Zemheri ayazıydı…”
Milliyet’in Ankara Temsilcisi görevini yürütüyordum. Pazar olduğu için izinliydim. Büro dışındaydım. Haberi duyar duymaz bir taksiye atlayıp Uğur Mumcu’nun evine gittim. İnsanlar yeni yeni şimdiki Uğur Mumcu Sokağı’na koşuyordu. Karşılaştığım manzara içimi yaktı. Hepimizin örnek aldığı, çok sevip saydığı, tanımaktan gurur duyduğu, sohbetine doyamadığımız Uğur Mumcu, patlamanın etkisiyle sokağın üstündeki bahçeye fırlamış, orada öyle yatıyordu. Polis bahçeye atlamış, üzerini örtüyordu. İnanılır gibi değildi. Uğur Abi artık yoktu…"
Devamını okumak için tıklayınız.

Murat Yetkin: Uğur Mumcu Cinayeti: Güldal Mumcu maalesef hala haklı
"Dönemin başbakanı Bülent Ecevit’ten Uğur Mumcu’nun katilinin yakalandığı haberini ilk alan ve duyuran gazeteci olmak benim için gerçekten önemli olmuştu. (1) "Haberler kesin, katil yakalandı" derken Ecevit’in sesi sevinç doluydu. Zanlı, dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın gözaltına alındığını açıkladığı dokuz şeriatçı militan arasındaydı. Mumcu'nun avukat kardeşi Ceyhan Mumcu bu açıklamalar üzerine "Tantan'a güveniyorduk, faillerin yakalanması sürpriz olmadı" derken, eşi Güldal Mumcu susuyordu. Kendisini sevinç ve umut dalgasına kaptırmayan tek kişi Güldal Hanım olmuştu."
Devamını okumak için tıklayınız.

Murat Ağırel: "Uğur öldü oğlum"
"Göz göre göre öldürüldük,
Ey Halkım unutma bizi…
Babam, Türk Elektrik Kurumunda (TEK) çalışan bir işçiydi. Vardiyalı çalışıyordu. İş çıkışında bir gün öncesinin gazetelerini getiriyordu. Çok okumazdı. Hatta sadece bir kişiyi okurdu. Bana da büyük bir saygı ve büyük bir gurur ile anlatırdı. Çok haber dinler ve izlerdi…
Her çocuğun babası elbette kahramanıydı. Babamı bu kadar derinden etkileyen kişi çoktan benim de kahramanım olmuştu. Babam seviyorsa kötü biri olamazdı."
Devamını okumak için tıklayınız.

Deniz Zeyrek: Ocak ayı biz gazeteciler için yas ayıdır.
"8 Ocak’ta Metin Göktepe’yi anarız. 1996 yılında görevdeyken polis tarafından gözaltına alınmış, karakolda darp edilmiş ve işkenceyle öldürülmüştü. 19 Ocak Hrant Dink’in ölüm yıldönümüdür. 2007 yılında Agos Gazetesi’nin önünde arkasından vurulmuştu. Yerde yüz üstü yatan Hrant Ağabey’in ayakkabısının altındaki delik, yüreğimizde açılmıştı aynı zamanda. 24 Ocak 1993 günü ise Uğur Mumcu’yu kaybettik. Evinin önüne park ettiği arabasına yerleştirilen bomba patlamış, usta gazeteciyi aramızdan almıştı. İşte bu yüzden yıllardır Ocak ayı biz gazeteciler için yas ayıdır. Ocak ayı aynı zamanda bedeli canlarla ödenen mesleğimizin onurunu, namusunu daha fazla düşündüğümüz bir aydır."
Devamını okumak için tıklayınız.

Özge Mumcu: "Babam Uğur Mumcu öldürüldüğünden itibaren tam 28 yıl geçti. 24 Ocak 1993’ün soğuk ve karlı sabahından beri, tam 28 yıl 24 Ocak’ı defalarca ve yeniden yaşadık. Yaşadığımız acı ilk günkü kadar taze olmadı belki, ama ülkenin içinden geçtiği her zorlu dönemeç Uğur Mumcu’ya olan özlemi doğurdu. O gün doğan çocuk, bugün 28 yaşında bir genç oldu. Belki olay olduğunda ona hamile olan annesi, o günü gözyaşlarıyla hatırlayarak, ne olduğunu bilmesi için onu anmalara getirdi."
Devamını okumak için tıklayınız.

Gürsel Gökçe: 28 yıllık serüven...
Sönmeyen Işık Uğur Mumcu

"Uğur Mumcu aramızdan ayrılalı 28 yıl oldu. Bu 28 yıllık süreçte toplumsal belleği taze tutmak, hafızalarımızı yeniden dinamikleştirmek adına bu serüveni oluşturdum. Uğur Mumcu ilk öldürülen aydınımız değildi, sonuncusu da olmadı elbette. Ancak Uğur Mumcu’nun öldürülmesiyle toplumsal bir silkelenme yaşadık. Uğur Mumcu toplum nezdinde bir simgeye dönüştü ve toplumsal uyanışımızın da başlangıcını oluşturdu."
Devamını okumak için tıklayınız.

Yeni Haberler